• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 30 °C
  • İzmir : 31 °C
  • Bursa : 31 °C
  • Adana : 32 °C

28 Şubatçılar başkanı değil beni çağırırdı

17.01.2017 08:49
28 Şubatçılar başkanı değil beni çağırırdı
Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin davada savunmasını yapan FETÖ’cü polis müdürü Ali Fuat Yılmazer, 28 Şubatçı askerlerin toplantılarına emniyet müdürü ve daire başkanı bile katılamazken, o dönem başkomiser olarak kendisinin
İstanbul Şişli'de 19 Ocak 2006'da meydana gelen Hrant Dink cinayetine ilişkin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 35 sanıklı davada eski İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer savunmasını yaptı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Yılmazer, emniyetteki FETÖ yapılanmasının kendisi tarafından kurulduğu suçlamasını kabul etmedi. Ergenekon ve Balyoz gibi soruşturmaların sonradan kumpas olduğunun ortaya çıktığı yönünde iddianamede tespitler yapıldığını anımsatan Yılmazer, “Bunlar kumpassa neye göre kumpastır” savunması yaptı.

YAPMASI GEREKENİ YAPMIŞ!

İstihbarat Daire Başkanlığı'nda yasadışı kurulan C5 Büro'da Dink cinayetini planlamakla suçlanan Yılmazer, “İddianameye göre İstanbul İstihbarat Şubeyi ele geçirebilmek için bu cinayeti biz örgütlemişiz, organize etmişiz. Tüm Ergenekon, Balyoz davaları da bu büroda planlanmış. C5 Büro dedikleri aslında C2 Büro'dur. Bu büro da 1 komiser ve 2 polis memurundan oluşur” dedi. Kendisi cinayetle suçlanırken İstihbarat Daire Başkan Yardımcıları Vedat Yavuz ve Necmettin Emre gibi isimlerin davada sanık olmadığına dikkat çeken Yılmazer, “Olsa olsa görev ihmalim vardır. Yapmam gerekeni yapmamışım” ifadesini kullandı. İstihbarat Daire'den evrak yok etmekle de suçlanamayacağını savunan Yılmazer, bunu Bilgi İşlem Şubesinin yapabileceğini öne sürdü.

DEVLETE SIZMASINI ANLATTI

Uzun uzun özgeçmişini anlatan FETÖ'nün istihbaratçısı, devlete nasıl sızdığına ve askeri vesayetle ilişkisine ilişkin çarpıcı bilgiler de verdi. Yılmazer, özetle şu ifadeleri kullandı: “İstihbarattaki uzmanlık alanım aşırı sağ ve irticai faaliyetler. Türkiye'de aşırı sağ ve irticai faaliyet deyince sayabileceğiniz 3-5 isim vardır. Bunlardan biri de Ali Fuat Yılmazer'dir. Şube müdürlüğüne rütbem yetmezken İstihbarata Karşı Koyma Şube Müdürü olarak görevlendirilmiş tek kişiyim. Saadettin Tantan'ın emniyet genel müdürlüğü, Kazım Abanoz'un da istihbarat daire başkanlığı döneminde bu göreve atandım."

SABRİ UZUN DEĞİL BEN KATILDIM

Bu şube, çok üst düzey devlet görevlileriyle ilgili de çalışmalar yapılan hassas bir birimdi. 1996'da Tarikatlar ve Cemaatler konulu bir kitap yazdım. 28 Şubat döneminin askeri makamlarından gelen talepler üzerine bu kitabın tekrar tekrar basımı yapıldı. “O dönemin C Şube Müdürü Necmettin Emre, ben altında başkomiser rütbesindeyim, Sabri Uzun da daire başkanı. 28 Şubat döneminde C Şube Müdürü, Daire Başkanı toplantılara katılamazken ben çağrılırdım, başkomiser olarak katılırdım. Bakanın çağrı kağıtlarını, yazılarını ben hazırlardım. Milli Güvenlik Kurulu'nun Milli Güvenlik Akademisi'nde devlete karşı hassas, dini motifli tehlike konusunda ders veriyordum. 2007 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül beni çağırıp görüştüğü için soruşturma geçirdim. 'Gül neden seninle özel görüştü' diye bana sordular.' 2007'nin Türkiye'si böyle bir Türkiye'ydi.”
...

Haberin devamını okumak için tıklayınız.
Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@kamuhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim