• BIST 93.287
  • Altın 211,025
  • Dolar 5,4659
  • Euro 6,1833
  • İstanbul : 11 °C
  • Ankara : 7 °C
  • İzmir : 18 °C
  • Bursa : 12 °C
  • Adana : 20 °C

Din Görevlileri Haftasında Din Görevlilerinin Sorunları

01.10.2014 10:56
Din Görevlileri Haftasında Din Görevlilerinin Sorunları
​1986 yılından bu tarafa 1 Ekim-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri haftası olarak kutlanmaktadır.

Hafta dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığa bağlı bütün Müftülüklerde çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde Camiler ve Din Görevlerinin sorunları ele alınır. Çeşitli programlarla hafta kutlanır. Cami eksenli yaşayan bir toplum elbette ki Camiye ve Din Görevlisine değer vermek mecburiyetindedir. Çünkü;

Camiler; bir araya toplayan, cem eden, birleştiren ve sosyal alanda insanların kaynaşmasını sağlayan mekanlarıdır. Yer yüzünün direkleri ve Kabe-i muazzamanın bir şubesi olan Camiler Müslümanların vazgeçilmezlerindendir.

İslam dini açısından da çok önemli bir yere sahip olan Camiler Allah’a ibadet etme, Öğrenme, eğitme ve huzur mekanlarıdır. Yer yüzünde yapılan ilk bina olan Kabe-i Muazzama İlk Mescid ve bütün Müslümanların Kıblegahı olmuş ve bütün Camilerinde anası sayılmıştır.

Camiler; Allah’ın evi olarak adlandırılmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerimde Yüce Allah Cin Suresinin 18. Ayetinde buyuruyor ki ; Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile beraber kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). Peygamber (sav) Efendimiz Mekkeden Medineye hicret ederken önemine binaen yolda İlk mescid olarak Kuba mescidini inşa etmiş ve gittiği Medinede de Mescidi Nebeviyi inşa etmiştir.

Camiler huzur’un, sukünün ve maneviyatın tesis ve teslim edildiği müstesna yerlerdir. Kim ne zaman sıkılırsa, rahatlamak ve huzur bulmak için Camiye koşmuş, manevi açıdan huzuru Camilerde bulmuştur.

Camiler bir Sosyal denge kurumudurlar. Camiler kendisine koşan bütün insanları aynı derecede karşılamış ve bağrına basmıştır. Amirle Memur, İşçi ile İşveren, Ast ile üst aynı derecede muamele görür Camide. Buralarda bir ayrım olmaz.

Camiler Sosyal dayanışma müesseseleridirler. Camilere gelen İnsanlar birbirlerinden haberdardırlar. İyi günlerinde ve kötü günlerinde devamlı olarak birbirlerinin yanlarında olur, birbirlerine destek çıkarlar ki bu da Caminin sosyal alanında oluşan çok önemli bir özelliğidir.

Camiler Kur’ani ve Peygamberi edebin nevşü nema ettiği, hayatın anlam bulduğu, insanların yeniden yeniden hayata bağlandığı, günde beş vakit ilahi mesajların gönüllere bir efsun misali okunduğu ve nakşedildiği yerlerdir.

Camiler; günde beş vakit minaresinde kurtuluşa çağrının yapıldığı ve İslamın sembolü olan minareleri ile Müslümanların güven kaynakları olan yerlerdir. Camiye giren insan her türlü kötülükten emindir. Her türlü Pislikten ve tasalluttan uzaktır.

Camiler; Peygamber (sav) efendimizden bize emanet olarak bırakılan ve emin olunan yerlerdir.

Camilerde görev yapan Din Gönüllüleri ise hademe-i hayrattır. (Hayra hizmet edenler). Caminin bakımı ve düzenli bir şekilde ibadete açık tutulması, yapılacak olan ibadetlerde halka İmamlık,hatiplik, müezzinlik ve Vaizlik yapılması Din gönüllüleri tarafından yapılır.

İslamın ilk yıllarında İamlık ve Hatiplik Peygamber (sav) efendimiz bizzat kendisi tarafından yürütülmüştür. Dolayısıyla Camilerde görev yapan bütün Din Gönüllüleri Peygamber varisi olarak adlandırılmışlardır. İlim ve Teknoloji çağına geldiğimiz şu zamanda Din Gönüllülerinin bir çok sıkıntısı vardır ki; ben bunlardan sadece bir kesit almak istiyorum.

1-Diyanet işleri Başkanlığında çalışan bütün Çalışanları'nın hizmet ayrımı yapmadan Diyanet İşleri Başkanlığı Personeli olarak tanımlanmalı.

2-Din Gönüllülerine Kurumu tarafından değer verilmeli ve hizmete yönelik teşvik edilmeli.

3- Rotasyon sistemi yeniden gözden geçirilmeli. D camisinde görev yapan bir görevli C camisine veya daha yukarı gruptaki Camilere çıkabilmeli. Rotasyonda görevlinin özel durumları muhakkak göz önünde bulundurulmalı. Rotasyondan dolayı incinen, bir kişi olsa dahi canına kıyan bir kardeşimizin bu durumu yüreklerimiz sızlatmıştır.

4- Rotasyon uygulamasından vaz geçilmeli. Çünkü Din görevlileri oyerlerin ve yörelerin Kanaat önderleridirler. Kanaat Önderi olmakta yılları almaktadır. 1 veya 2 yılda Kanaat önderi olunmuyor. Her sekiz yılda bir görevlinin yeri değişirse Din görevlilerinin toplum üzerindeki olan etkileri ortadan kalkacaktır.

5- C sınıfın da bulunan Camiler muhakkak çift görevli olarak yeniden düzenlenmeli.

6-Müftülüklerimiz artık İnşaat Müftülüğünden çıkıp hizmet Müftülüğüne geçmeli.

7- Müezzin Kayyım kadrolarında görev yapan personelin İmam Hatiplik yeterlilik belgesi olması durumunda ve yeterlilik belgesinin süresine bakılmaksızın imam hatiplik kadrolarına atanmasına imkan tanınmalı.

8-Eşiyle beraber Hacca veya Umreye gideceklere belirli bir indirim yapılarak kolaylık sağlanmalı.

9- Sadece Dini yüksek okul mezunu Diyanet Mensuplarına tanınan ek göstergenin, diğer fakülte mezunu diyanet mensuplarına da tanınmalı,

10-Lojmanlarda oturma süreleri, ilgili Lojman yönetmeliğine göre yapılmalı. İl Veya İlçelerde oluşturulan Türkiye Diyanet Vakfı yönetim kuruluna bırakılmamalı. Kanun ve yönetmelikler çerçevesinde herkes Lojman da oturma hakkına sahip olmalı.

11- İzine ayrılacak olan bir görevlinin “Yerine adam bulma “ gibi bir sıkıntı ortadan kaldırılmalı.

12-Camilerin ve Tuvaletleri'nin temizlik işlerinden o Camide görevli bulunan İmam ve Müezzin sorumlu olmamalıdır. İmam veya Müezzin Tuvalet temizleyip sonra da Cemaatin önüne geçip namaz kıldırmamalıdır. Adaba ve edebe aykırıdır.

13- Türkiye Diyanet Vakfı tarafından destelenecek olan ve her il de Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan her kademede ki Personeli savunan bir Başkanlık Teşkilatının Avukatı'nın bulunması lazım.

14-Vaizeler, eğitim durumlarına ve yeteneklerine göre cami içi hizmetler, cami dışı hizmetler, Aile Büroları görevlileri ve araştırmacı vaize olarak ayrılmalıdır. Yeni teşkilat yasasında belirlenen “baş vaiz-uzman vaiz vb.” ayırımlar yapılırken, sahadaki bu ihtiyaçlar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

15- MBSTS sorularında seviye problemi var.İlahiyat mezunları ile İma-Hatip Lisesi Mezunları aynı kulvarda yarıştırılmakta. Bu da eğitim eşitliğine aykırıdır. Dolayısıyla herkes kendi seviyesine göre sorulara muhatap olmalıdır.

16-Öğretmenlerin Eğitim öğretim başında aldıkları harcırah gibi Din Gönüllüleri de “Camiler ve Din görevlileri “ haftasında bir maaş ikramiyeverilmelidir.

17-Müezzinlere de sarık ve Cüppe verilmelidir.

18-Yapılan bütün sınavların Kamera ve Zarf usulü yapılması lazım

19-Yeni sınav sistemiyle çoğu kimse yerinden kıpırdayamayacak. 70 puanı bulmak bir hayal gibi.Sınav sistemini yeniden gözden geçirilmesi lazımdır.

Sorunlarımızdan sadece bir kesit bunlar. Biz Din Gönüllüleri; Başta Sayın Başbakanımızdan ve Sayın Diyanet İşleri Başkanımız'dan ümit varız ve ümitle bekliyoruz. İnşallah en kısa zamanda bizlerin de bu sorunlar yumağı çözülür yine hep beraber hizmette yarışa devam ederiz.

Camiler ve Din Gönüllüler haftamız Cümlemizin hakkında hayırlara vesile olsun. Diyanet Teşkilatında veya teşkilat dışında bu yolda hizmet edipte ahirete irtihal edenlere Allahtan Rahmet, hayatta olanlara sağlık sıhhat ve hürmetlerimi sunuyorum.

Selam ve Dua ile

www.gazetekamu.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@kamuhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim