• BIST 93.656
  • Altın 209,039
  • Dolar 5,3365
  • Euro 6,0449
  • İstanbul : 10 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İzmir : 15 °C
  • Bursa : 9 °C
  • Adana : 16 °C

Sözleşmeli Subay ve Astbubay aileleri çözüm bekliyor

07.07.2014 08:21
Sözleşmeli Subay ve Astbubay aileleri çözüm bekliyor
Sözleşmeli Subay ve Astbubay aileleri fark edilmek istiyor.

BU BİR İLANDIR

SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLARIN SORUNLARINI DİLE GETİRMEYE NE ZAMAN BAŞLADINIZ?

25 Aralık 2007 tarihinde Şırnak Jandarma Özel Harekat Tabur K.lığınca gerçekleştirilen nokta operasyonunda mayına basma sonucunda yaralanarak Silahlı Kuvvetlerden "Malul Gazi" olarak emekliye ayrılan bir sözleşmeli subayım. Her ne kadar emekliye ayrılmış olsam da, halihazırda çalışmakta olan devrelerimin mesleki güvence ve özlük hakları konusunda yaşadıkları sıkıntılara vakıftım ve bu konuda bir şeyler yapmak gerekiyordu. Daha önceden Şehit aileleri ve Gazilerle ilgili sorunları dile getirebilmek ve bilgi paylaşımında bulunulması amacı ile hayata geçirdiğim Gazihaber.com ve Sehitgazi.com projelerinden edindiğim tecrübe ile Sözleşmeli Subay ve Astsubay Aileleri olarak görevde olan Sözleşmeli Subay ve Astsubayların sorunlarını dile getirebilmek ve farkındalık oluşturmak için 16.07.2012 tarihinde Sozlesmelihaber.com sitesini hayata geçirdim.


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAY ALIMLARI NE ZAMAN BAŞLADI? ŞU AN KAÇ SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAY İSTİHDAM EDİLMEKTEDİR?

Sözleşmeli Subay ve astsubaylar, 13 Haziran 2001 yılında Resmi Gazetede yayımlanarak yürüklüğe giren Sözleşmeli Subay ve Astsubay Kanunu ile, 30 Ağustos 2003 tarihinde TSKnde göreve başlamışlardır. Bu kanunla amaçlanan, başta TSKnin profesyonelleşmesinin sağlanmasıydı. Bununla birlikte, aynı konuda aşırı derecede maliyetli olan personel yetiştirme masraflarını düşürmek, çalışma performansı yüksek personel temin etmekte amaçlanmaktaydı. Ancak sözleşmeli subay ve astsubay sisteminde maalesef zaman içerisinde ciddi sorunlar olduğu görüldü. MHP Milletvekillerince "Sözleşmeli Subay ve Astsubayların Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi" amacıyla 15.01.2014 tarihinde Meclis Araştırması açılması dahi teklif edildi. En son Milli Savunma Bakanı Sn. İsmet YILMAZ'ın yaptığı açıklamaya göre, 1 Aralık 2013 tarihi itibariyle TSKnde görev yapan sözleşmeli subay sayısının 3.552, sözleşmeli astsubay sayısının 1.337 olduğu bildirilmiştir. Sözleşmeli subayların tamamı ile astsubayların büyük çoğunluğu örgün dört yıllık fakülte mezunudur. Ayrıca, sözleşmeli subaylar ve astsubaylar diğer muvazzaf subaylardaki ve astsubaylar atama yeri ve görev yönünden hiçbir fark olmadan görev yapmaktadırlar. Yine bütün muvazzaf subaylar gibi aynı sicil belgelerinde belirtilen aynı kriterlerle, her sene sıralı amirlerce değerlendirmeye tabi tutulmaktadırlar. Görevine hakimiyet, mevzuat konularındaki bilgi seviyesi, görevindeki başarı durumu ve fiziki yeterlilik durumu gibi bir muvazzaf subayda olması gereken nitelikler, sicillerde her sene değerlendirilmektedir. Dolayısıyla diğer muvazzaf subaylar ve astsubaylar ile nitelik acısından bir fark yoktur. Hatta Kuvvet Komutanlıklarınca yapılan denetlemelerde sözleşmeli subayların ve astsubayların diğer kaynaktan gelen subaylara nazaran daha ilgili, istekli ve başarılı oldukları, performanslarının daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda sivilden gelmelerine rağmen Sözleşmeli Askeri personelin görevlerini "Başarı" ile yaptıkları görülmektedir.


SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLARIN NE TÜR SORUNLARI VAR?

TSKnde 2000'li yıllardan itibaren başlayan ve son olarak 25.05.2012 yılında 6318 sayılı kanun ile kabul edilen düzenlemelerle,Türk Silahlı Kuvvetleripersoneline verilen değer artmıştır. Özellikle uzman erbaşların emeklilik haklarına kavuşmaları ve astsubayların özlük haklarında ki iyileşmeler tümTürk Silahlı Kuvvetlericamiasında alt kesimlerde huzur ve mutluluk yaratmıştır.

Bununla birlikte, Türkiye'nin en iyi üniversitelerini bitirip 3 ve 6 sene sözleşme yaparak tüm kuvvetlerde görev yapan, sözleşmeli subay ve astsubaylar ve bunların aileleri ciddi bir mağduriyet yaşamakta, iş güvencelerinin olmayışı geleceğe umutla bakılmasını engellemektedir.

Sözleşmeli Subay ve Astsubayların sorunlarına ana başlıklar halinde değinecek olursak;

a.) Gerekçe gösterilmeksizin sözleşmeler feshediliyor:

TSKnde sözleşmeli statüde istihdam edilen Sb./Astsb.lar hem muvazzaf subay ve astsubaylarla aynı kadro görevlerine atandırılmakta hem de onlarla aynı sorumlulukların altına girmektedir. Örneğin; bölük/batarya komutanı, ilçe jandarma komutanı, karakol komutanı takım komutanı, plan subayı, ikmal subay ve astsubayı, askerlik şubesi başkanı, öğretmen subay, mühendis subay gibi görevlere atandırılmakta, ancak geleceğe güvenle bakamamaktadırlar. İdare istediği anda gerekçe göstermeden sözleşme feshine gidebilmektedir. (Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli 2003 yılı mezunu sözleşmeli subay ve astsubayların yaklaşık yüzde 40'ının görevlerine gerekçe gösterilmeden son verilmiştir. Konu yargıya taşınmıştır.)
Gerek atandıkları görev, gerekse aldıkları sorumluluk açısından emsali muvazzaf subay ve astsubaylardan hiçbir farkı bulunmayan sözleşmeli subay ve astsubayların görev ve sorumluluklarını yerine getirirken aklında "yarın ne olacak ve gelecek dönem sözleşmem acaba yenilenecek mi?, acaba emekli olabilecek miyim?" vb. gibi soruların bulunması geleceğe hep şüpheyle bakmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, personelin sözleşmeli statüde olması ve idare tarafından feshedilebilmesi bazı komuta kademesi tarafından personel üzerinde baskı unsuru olarak kullanılabilmektedir. Bu da personelin işini layıkıyla yapmasına ve iş konsantrasyonuna engel olabilmektedir. Aynı görev ve yetkiye sahip insanlar arasında dahi kaynaklarına göre yapılan farklı bakış açısı ordumuzu yıpratmakta ve silah arkadaşlığı ruhunu derinden etkilemektedir. Silah arkadaşlığı ruhu, ancak özlük hakları garanti altına alınmış, geleceğe şüpheyle bakmayan, mutlu, kaynakları itibariyle birbirinden ayrıştırılmamış insanlarla mümkün olabilir. Hali hazırda mevcut durum maalesef bunun tam tersini işaret etmektedir.
2004'lü Sözleşmeli Subay devrelerimden bir kardeşimizin sağlık raporunu tetkik ve itiraz süreleri nedeni ile 3 gün geç teslim ettiği için sözleşmesi yenilenmedi. Bir devremin de obeziteden dolayı sözleşmesi feshedildi. Normal periyodik muayenede durum tespit edilmiş olsaydı sınıf değiştirerek göreve devam edebilecekken maalesef ilk sözleşme döneminde istenilen sağlık şartlarının aranması nedeni ile sözleşmesi yenilenmedi. Bir arkadaşımın da karaciğer enzim değerlerinden dolayı sözleşmesi yenilenmedi. Öyle bir uygulama var ki, 40 yaşında olunması, mesleki yıpranma vs. dikkate alınmadan ilk sözleşmeli subaylığa girişte aranılan sağlık şartlarını taşımanız isteniyor. Ancak bu mesleğin doğası gereği mümkün değil. Zaman içerisinde ister istemez çeşitli rahatsızlıklar baş gösterebiliyor. Halihazırda yapılan periyodik muayeneler zaten emsali muvazzaf subaylarda aranan şartların taşınıp taşınmadığını ortaya koymakta iken, sözleşmeli subaylardan sözleşme yenileme aşamasında yeniden rapor istenmesi ve bu raporda mesleğe ilk girişte istenilen Sözleşmeli subay olma sağlık şartlarının aranması halihazırda görev yapan Sözleşmeli Subayların bir sonraki sözleşme yenileme dönemini karamsarlıkla beklemelerine ve mesleki moral/motivastonlarının azalmasına yol açmaktadır. Bu hususta periyodik muayenelerin zaten amaca hizmet ettiğinden, sözleşme yenileme dönemlerinde istenen heyet raporu uygulamasına son verilmesi büyük önem arz etmektedir. Zaman içerisinde yıllar geçtikçe yaşlanmanın da tesiri ile aynı sağlık şartlarının muhafazası da mümkün olamamaktadır.
Sınıfı görevini yapamayacağı anlaşılan Sözleşmeli Subay ve Astsubayların sözleşmelerinin feshedilmesi uygulaması yerine yetişmiş bu personelin Kuvvet tarafından yardımcı sınıf olarak değerlendirilmesi de mesleki güvence anlamında önemli bir katkı sağlayacaktır.


b.) Astı olan personel, ileride üstü olabilecek:

Sözleşmeli Subaylar en fazla yüzbaşı, sözleşmeli astsubaylar da astsubay kıdemli üstçavuş rütbesine kadar yükselebilmektedir. Bu durumda daha önce astı olarak çalışan personelin bir zaman sonra üst rütbelere çıkmak sureti ile amiri bile olabilmesi anlamına geliyor ki, bu durumun da ileride astlık üstlük ilişkisinde ciddi sıkıntılara yol açacağını düşünmekteyim. Bununla birlikte; bir sınava ve kontenjana bağlı olunduğundan dolayı ortaya çıkan mesleki statü belirsizliği, komuta edilen personel tarafından da bilindiğinden, özellikle mesleğe girişin ilk yıllarında emir-komuta konusunda az da olsa sıkıntı meydana getirmektedir. Örneğin sizin emrinizde çalışan bir astsubay ya da subay zaman içerisinde sizin komutanınız olabilmektedir. Bunun emsalleri uygulamada sıklıkla görülecektir.


c.) Kurmaylık sınavından zor muvazzaflığa geçiş sınavı:

Sözleşmeli Subay ve Astsubayların muvazzaf olabilmeleri için her sene açılan sınavlarda çok düşük kontenjanlar belirlenmektedir. Bunun yanında sınavlara hazırlanabilmek açısından da her personel çalıştığı kurumlara göre eşit imkan ve şartlara sahip değildir. Güneydoğuda arazide görev yapan bir sözleşmeli subay ya da astsubayın sınava hazırlanma imkanları çok kısıtlıdır. Durum böyle olunca muvazzaflığı kazananlar da eğitim birliklerinde ya da askeri okullarda görev yapan personel olmaktadır. Muvazzaflık sınavına giren bir sözleşmeli yüzbaşının sağlık kurulu raporu alırken "subay adayı" yazması da ayrı bir trajikomik durumdur. Farklı bir statüden geçme olan, astsubaylıktan subaylığa geçme sınavında dahi fiziki yeterlilik sınavı yapılmazken, muvazzaflık sınavı denilen sistemde fiziki yeterlilik sınavı yapılması mantıksızdır. Kaldı ki; astsubaylıktan subaylığa geçen muvazzaf subaylar açık öğretim fakültelerini bitirmelerine ve sözleşmeli subaylar gibi örgün öğrenim görmemelerine rağmen, albaylığa kadar terfi ettirilmektedirler. Bu ise hakkaniyet prensiplerine aykırıdır ve sistemin yanlışlığının bir göstergesidir.

d.) Sözleşmesi yenilenmeyen personel iş bulamıyor:

Jandarma Genel Komutanlığında 3'ü hukuk mezunu 8 Sözleşmeli Subay iş güvencelerinin olmaması, mesleki kariyerlerinde yükselmedeki kısıtlar sebebi ile 2012 itibariyle sözleşme yenilememiştir. Bunun yanında Hava kuvvetlerinde ise 2012 yılında birçok sözleşmeli subay ve astsubayın sözleşmesi hiçbir gerekçe gösterilmeden fesh edilmiş ve bu yetişmiş personel ve aileleri mağdur edilmiştir. 9 sene kendi mesleğini yapmayan bir mühendis, avukat vs.'nin 9 yılın sonunda sözleşmesinin yenilenmemesi sonrası iş hayatına adaptasyonu ve iş bulabilmesi de bir o kadar zor olmaktadır. Sözleşmenin 2012'de dolmasının ardından, TSK'dan ayrılan sözleşmeli subaylara kamuya KPSS'siz geçişin sağlanacağına ilişkin o dönemde görsel ve yazılı medyaya haberler yansımış olmasına rağmen, bu hususta şu ana kadar somut hiçbir gelişme olmamıştır.

Sözleşmeli Subay ve Astsubayların görevlerinden ayrılmalarından sonra, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesi çerçevesinde ilgili kurumlara iş başvurusu yapılmasını müteakip, kurumca uygun görülmesi ve Devlet Personel Başkanlığının da onaylaması halinde atama işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Kurumlar açısından işe alma açısında yasal bağlamda herhangi bir zorunluluğun olmaması nedeni ile sözleşmesi çeşitli nedenlerle yenilenmeyen ve belirli bir yaşın üzerinde olan sözleşmeli subay ve astsubayların çoğu ya iş bulamamakta, ya da asgari ücretle çalışmaktadır.

e.) Zorunlu OYAK kesintileri nemasız ödeniyor:

Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar OYAK'ın daimi üyeleridir. Her ay maaşlardan %10 oranın zorunlu kesinti yapılmaktadır. Ancak biriken paranın nemalı alınabilmesi için sözleşmeli subay ve astsubay uygulamasından önce de var olan 10 yılı doldurmuş olmak koşulu bulunuyor. Bu uygulama hakkaniyetli değildir. Sözleşmeli subay ya da astsubayların sözleşmeleri idare tarafından kanun gereği rütbe bekleme süreleri ile orantılı olarak uzatılmaktadır. Doğal olarak bir sözleşmeli subay ya da astsubayın matematiksel olarak on yılın sonunda sağlık sebebi dışında kendi isteğiyle sözleşmesini feshetmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu sebeple dokuz fiili hizmet yılını doldurarak sözleşme uzatmamak suretiyle TSK'dan ayrılan bir sözleşmeli subay zaten OYAK üyeliği için on yılını doldurmadığı için hak sahiplerine %10 kesintiler nemasız olarak, yani yalnızca kesinti yapılan tutar ödenmektedir. OYAK kesintilerinin Sözleşmeli Subay ve Astsubaylarda 3 yılın altında hizmet edilmiş olunması durumunda nemasız ödenmesi, 3 sene ve üzerinde hizmetlerde ise nemalı ödenmesi gerekmektedir. Bedelsiz silah taşıma ruhsatı verilmesinde de bu 10 yıllık süre sorunu bulunmaktadır. Durum böyle iken, diğer statüler için on sene olan bedelsiz silah taşıma ruhsatı alma hakkının sözleşmeli subaylar için dokuz sene olması yasal ve kabul edilebilir bir gerekliliktir.


f.) Emekli Olabilme Sorunu:

926 sayılıTürk Silahlı KuvvetleriPersonel Kanununun subay terfilerini açılayan beşinci kısım altıncı bölümündeki "Çeşitli Nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden Ayrılacak Subaylar Hakkında Yapılacak İşlem" başlığına bağlı 50 nci maddesinde "Diğer terfi şartlarını haiz olduğu halde bir üst rütbede kadro açığı bulunmaması nedeniyle, takip eden yıllarda da terfi edemeyen yüzbaşılar subaylıktaki 21 inci fiili hizmet yılını doldurduklarında emekliye sevk edilirler." hükmü bulunmaktadır. 4678 sayılı kanunun 6 ıncı maddesinde ise "sözleşmeli subaylardan rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Emekli Sandığı kanunu hükümleri uygulanır" denilmektedir.

5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun yaş hadlerini düzenleyen 40 ıncı maddesinde yüzbaşı, kıdemli yüzbaşı ve önyüzbaşıların yaş haddinin 46 olduğu belirtilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere bir sözleşmeli subay en fazla 21 sene subaylık yaptıktan sonra kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edileceği değerlendirilmektedir.

2006 yılında çıkarılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununa göre emeklilik yaşları artırıldı. Basit bir hesap yapılırsa 25 yaşında sözleşmeli personel olarak TSK'ya giren bir personel 21 sene sonra 46 yaşında emekli olabilecekken yeni kanuna göre en az yıpranma sürelerinin de düşülmesiyle 53-54 yaşında emekli olabileceği görülecektir.

Bu durumda;

- TSK'da zaten en fazla 46 yaşına kadar çalışabilecek sözleşmeli personelin yeni kanuna göre emeklilik hakkı elde etmek için bekleyeceği fazladan 7-8 yılda ne yapacağı?,
- Emekli olup olamayacağı?
- Arada kalan yılların emeklilik priminin nasıl ve kim tarafından ödeneceği?
- Emekli olabilecekse ne kadar bir emeklilik maaşı alacağı muallaktadır.
Aynı sorun sözleşmeli astsubaylarda da mevcut olup, emekliliği hak ederek maaşsız olarak beklemek durumunda kalacak olan Sözleşmeli Subay ve Astsubayın geçimini nasıl sağlayacağı da merak konusudur.

g.) 90 gün ve üzeri hava değişimi alan Sözleşmeli Subay ve Astsubayların sözleşmesi feshediliyor:
Sözleşmeli subay ya da Astsubayların 1 sene içerisinde 90 gün ve üzerinde hava değişimi almaları durumunda sözleşmeleri fesh edilmektedir. Ancak bu personel de trafik kazası geçirebileceği gibi hayatın doğal akışında başlarına her türlü kaza gelebilecektir. Yalnızca 90 gün kuralına takılmamak ve sözleşmesinin feshedilmemesi için tedavisi henüz tamamlanmamış olmasına rağmen hayatını hiçe sayarak çalışmasına devam edecek sözleşmeli subay ve astsubaylar da olacaktır. Bu 90 gün süresinin en azında ciddi yaralanma vakalarında tedavi süresinin tamamlanabileceği bir süreye çekilmesi de büyük önem arz etmektedir.

h.) Sözleşmesi yenilenmeyenlere verilen tazminattan vergi kesilmesi sorunu:
Yeni yürürlüğe giren ve 4678 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde değişiklik öngören 6519 sayılı yasa ile Sözleşmeli Subay ve Astsubaylara sözleşmelerini yenilememeleri halinde verilecek tazminatlardan vergi kesintisi yapılmayacağı hüküm altında alınarak çok ciddi bir mağduriyet giderildi. Bu düzenlemenin 59. maddesine göre 1 yıldan az süreler için de tazminat alınabileceği gibi, damga vergisi hariç hiçbir vergi alınamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde vergi alınmaması gerekmekte iken, maalesef yasa yürürlüğe girmeden önce ayrılan sözleşmeli subay ve astsubaylara ödeme tebligatı gittiğine dair bilgiler gelmektedir. Vergi kesilmesi uygulamasının yasa yürürlüğe girmeden önceki ödenen tazminatlar dahil bütün sözleşmeli subay ve astsubayları kapsaması sözleşmesi sona eren arkadaşlarımızın mağdur olmalarını önleyecektir.

ı.) Sözleşmesi feshedilen personel ve ailelerinin sağlık sorunları:

Mevcut mevzuatımıza göre Sözleşmeli Subay ve Astsubaylardan sözleşmeleri yenilenmeyenler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, hizmet edilen sürenin yarısı kadar ve en çok beş yılı, geçmemek üzere muayene ve tedavi hizmetleri askeri hastanelerde, asker hastanelerinin bulunmadığı garnizonlarda ise garnizon komutanlıklarından sevk alınmak şartıyla kamu sağlık kuruluşlarında, ücretsiz olarak verilmeye devam edilmektedir. Bu çerçevede bu kısa zaman dilimi sonrasında sağlık hizmetlerinden yararlanabilme imkanları kalmamaktadır. Sözleşmeli subay ya da astsubaylardan sözleşmesi çeşitli nedenlerle yenilenmeyenlerden iş bulamayan ya da sigortalı işe giremediği için sosyal güvencesi bulunmayanlar ne olacaktır? Bu açıdan sigortalı bir işe girene kadar sağlık güvencesinden yararlanabilme hakkının getirilmesi büyük önem arz etmektedir.

i.) Tüm Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Muvazzaflığa Alınmalıdır:

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki sınava girerken bizler sadeceTürk Silahlı Kuvvetlerilerinin onurlu bir üyesi olarak Subay ya da Astsubay olmak ve meslek yaşantımızın sonuna kadar bu işe devam etmek için girdik. Bu bağlamda bizlere meslek hayatımızın 10 ila 12 yıllarında memuriyete geçişle ilgili çalışma yapıldığı duyumu almaktayız. Özlük haklarımızda yapılabilecek her çalışma elbetteki değerlidir ama bizler başladığımızdan emekli olana kadarTürk Silahlı Kuvvetlerilerinin onurlu birer üyesi olarak kalmayı yeğlemekteyiz. Önümüze sunulacak bu ve benzeri çalışma bizleri daha derinden yaralayacaktır, kaldı ki bizler eğer memur olmak istese idik subaylık sınavı yerine KPSS ile memurluk sınavına girip memur olma imkanına sahiptik.
Sözleşmeli subay ve astsubaylar statüleri gereği belli bir rütbeye kadar ilerleyebilmektedir. Dolayısıyla statüsü gereği önü kapatılmış bir personel bir kısım sicil amirlerince "Nede olsa sözleşmeli ve gidebileceği rütbe ve makam belli" şeklinde değerlendirildiğinden birliğinde ne kadar başarılı olursa olsun muvazzaf subay ve astsubaylar gibi değerlendirilmemekte ve böylece emekleri boşa gitmektedir. Bu durum sözleşmeli personelde görev konsantrasyonunu düşürmekte "ağzımla kuş tutsam bu sistemde hakkımı alamayacağım" hissini pekiştirmekte, aidiyet duygularını köreltmekte ve rekabeti yok etmektedir. Bu düşünceye kapılan personel sadece görevini yapabilecek seviyede kendini yetiştirmekte ve daha ötesini sayılan olumsuzluklar nedeniyle yapmamaktadırlar. 7'inci fiili hizmet süresini tamamlayan personelden; hizmet süresince sicil amirlerinden ortalama % 90 ve üzerinde sicil notu alan, hakkında olumlu sicil belgesi düzenlenen, fiziki yeterlilik koşullarını sağlayan tüm sözleşmeli subay ve astsubay personelin istemesi halinde idare tarafından doğrudan kadroya geçirilmesi ya da kanunda belirtildiği gibi kusuru olmayan tüm personelin 21. yıla kadar çalıştırılması en büyük temennimizdir.

Bunun yanında bu hususta Sözleşmeli Subay ve astsubaylardan 10 hizmet yılını tamamlayıp, 12 hizmet yılını doldurmayanlar için mevzuatta belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın kamu kurumlarında istihdam edilmelerine yönelik yasal değişiklik yapılması ile ilgili Genelkurmay Başkanlığınca MSB'e gönderilen yasa önerisinin de maalesef uygun görülmediğine ilişkin duyumlar almaktayız.

j.) Sicil Sıralaması:

TSKnde görev yapan sözleşmeli subay ve astsubaylar aynı neşetli muvazzaf subay ve astsubaylardan daha sonra sicil sıralamasına konulmaktadır. Müteakip yıllarda gösterdikleri başarıya göre emsali subay ve astsubayların önüne geçebilmektedir. Ancak bir alt neşet grubundan herhangi bir nedenle terfi eden subay ve astsubaylar ilk sene yükseldikleri neşet grubunda liste sonunda sıralanırken müteakip yılda otomatik olarak sözleşmeli subay ve astsubayların önünde sıralanmaktadırlar. Bu da sözleşmeli subay ve astsubayların sicil sisteminin adaletine inançlarını olumsuz etkilemekte ve emeğinin karşılığını alamadığını, hatta haksızlığa uğradığını düşünmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla sicil sıralamasında personelin kaynağı değil, almış olduğu sicillerin ve yapmış olduğu hizmetlerin etkili olması gerekmektedir. Böylece sınıf ve kaynak ayrımı ortadan kalkacak ve tüm personel için objektif ve adaletli bir rekabet ortamı sağlanabilecektir. Rekabetin ve adaletin olduğu her ortamda başarı kaçınılmaz bir sonuç olarak kendini gösterecektir.


k.) Akademik kariyer dikkate alınmıyor:

Statüleri gereği sözleşmeli subay ve astsubaylar gerek yapmış oldukları yüksek lisans, doktora eğitimleri gereği, gerekse sicil sıra durumundaki pozisyonları gereği erken terfi imkanlarından yararlanamamakta ve derece kademe ilerlemesi alamamaktadırlar. Hiçbir kamu kurumunda yapmış oldukları ilave eğitimin karşılığını alamayan personel bulunmamaktadır. Bu adaletsizliğinde yapılan yasayla düzeltilmesi en büyük temennimizdir.
Bu hususta bir sözleşmeli astsubay kardeşimiz, hukuk okuma hazırlığında, 4 üniversite bitirmiş yüksek lisans mezunu olmasına rağmen bu öğrenimlerinin hiçbir katkısı olmamasından haklı olarak yakınıyor.
Sözleşmeli subay ve astsubaylar ayrıca muvazzaf subay ve astsubaylar gibi gerek kendi nam ve hesabına gerek Silahlı Kuvvetler nam ve hesabına yönelik olarak açılan eğitim ve öğretim imkanlarından "sözleşmeli subay yada astsubaylar hariç" ibaresiyle faydalandırılmamakta ve üvey evlat muamelesiyle karşı karşıya bırakılmakta böylece aidiyet duyguları zedelenmektedir.


SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAY AİLELERİ OLARAK SORUNLARI DİLE GETİRMEK ADINA HANGİ ÇALIŞMALARI YAPMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

En son Sözleşmeli Subay ve Astsubay Aileleri olarak Hürriyet Gazetesine sorunların dile getirilebilmesi ve farkındalık yaratabilmek adına ilan verdik. İlan metni aşağıda yer almaktadır.

Yakın zamanda ailelerimizle beraber görevde olan Sözleşmeli Subay ve Astsubayların sorunlarını dile getirebilmek ve farkındalık yaratabilmek adına "Sözleşmeli Subay ve Astsubay Aileleri Derneği"ni (SÖZSADER) kurmayı planlıyoruz. Sivil toplum örgütü bünyesinde üst makamlara mevcut sorunları daha iyi anlatabileceğimizi ve çözüme katkı sağlayacağımızı değerlendiriyoruz.


SON OLARAK ESKİ BİR SÖZLEŞMELİ SUBAY OLARAK MEVCUT DURUMLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ ALABİLİR MİYİM?

Görev için seve seve canını ortaya koymayı bilen ve koymuş, herTürk Silahlı Kuvvetleripersoneli gibi mesai içi dışı demeksizin çalışan, çoğu zaman harp okulu mezunu devrelerinden daha disiplinli, çalışkan, azimli olmaya çalışan, üniformasını onurla ve leke sürmeden taşımaya çalışan, KPSS'ye çalışıp astlık üstlük, tayin, nöbet, fazla mesai gibi sıkıntıları olmayan memurlukları tercih edebilecekken, askerliği tercih eden bizler, (artık herkesin tercih etmeyeceği bir zamanda), şehit, gazi olduğumuz zaman Şehit Üsteğmen, Gazi Üsteğmen, Gazi Astsubay, Şehit astsubay olurken, normal zamanda sadece Sözleşmeli Sb./Astsb. oluyoruz.

Artık Sözleşmeli Subay ve Astsubay Aileleri olarak, görevde bulunan Sözleşmeli Subay ve Astsubayların mesleki güvencelerinin sağlanabilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmeleri için bir yasal düzenleme yapılmasını istiyoruz.

Burada önemli olan ; sözleşmeli personelin gönül rahatlığı ile ben şu rütbeye kadar çalışıp, şu yaşta ve şu kadar hizmet/ görev süresi sonrası emekli olabileceğim diyebilmesidir, hukuki, ahlaki vs. bir suçu, hatası olmadığı sürece her sözleşme döneminde acaba sözleşmem yenilenmezse diye strese girmesinin önlenmesidir, tamam albay , yarbay, kd.bçvş. ,bçvş. olamayabilirim ama orduya hizmet edip işsiz kalma gibi bir sorunum da yok diyebilmesidir.


Mevcut yasa ve yönetmelik ile ilgili sorunlar yüzünden ileride 40 yaşından sonra işsiz kalıp seyyar satıcılık yapan, pazara çıkan, orada burada emekli olabilmek için asgari ücrete çalışan, esnaflığa soyunup parasını batıran, intihar eden, eşinden boşanan, ben eskiden subaydım, astsubaydım ama askeri kimlik kartım bile yok elimde, hizmetimin bedeli işte bu, gelir vergisi ile kuşa döndürülmek istenen bir tazminat ile güle güle edildim, hiçbir güvencem bile yok diyen küskünler ordusu yaratmak mı isteniyor?


Özel sektör mantığı ile işime gelmezse sözleşmeni fesh ederim, dışarıda binlerce işsiz var demek, personele olduğu kadar TSK'ya da en büyük zarardır.


Geçenlerde basında çıkan haberlerden gördüğümüz kadarı ile emekli paşamızın biri "orduya sözleşmelileri aldılar, bunlar memur zihniyetinde çalışır, sorumluluk almaz, Harbiyeli ruhu yoktur bunlarda, maaşını alır, yapabildiği kadar yapar" demiş... Sözleşmeli subayların kıtalarda gösterdikleri başarı gün gibi ortada iken bu emekli komutanımıza da diyecek bir şey bulamıyorum. Ve ben bir Gazi sözleşmeli subay olarak bu ve bunun gibi söylemde bulunan kim olursa olsun hakkımı helal etmiyorum.


Devlet büyüklerimizin, saygıdeğer Komutanlarımızın bu sorunları görmesini ve tüm sözleşmeli subay ve astsubayların geleceğe daha güvenle bakabilecekleri bir çalışma ortamının sağlanmasını ve yapılacak yasal çalışmalarda oluşturulacak komisyonlarda mutlaka sözleşmeli subaylara da söz hakkı verilmesini gönülden diliyorum.



Saygılarımla,


Hamit YILDIZ
Gazi J. Yzb.
Sozlesmelihaber.com

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SAYIN BAŞBAKANIMIZA, GENELKURMAY BAŞKANIMIZA VE MİLLİ SAVUNMA BAKANIMIZA AÇIK MEKTUPTUR.!

* * * FARKEDİLMEK İSTİYORUZ * * *
TEK İSTEKLERİ YEMİN VE SADAKATLE BAĞLI OLDUKLARI DEVLETE ŞEREFLE HİZMET ETMEYE DEVAM ETMEK OLAN SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLARIN özlük haklarıyla ilgili yaşadıkları sorun ve kaygıları onlar gibi bizler de bir eş, bir anne, bir baba veya bir evlat olarak derinden hissetmekteyiz. Onlar, BU VATAN İÇİN YARALANDILAR, ŞEHİT VE GAZİ OLDULAR, VERİLEN HER TÜRLÜ GÖREVİ LAYIKIYLA GÖRDÜLER, AMA GELECEKLERİNİ GÖREMİYORLAR.
Aile dayanışması içerisinde onlara bu sorunlarında destek olmak istiyoruz. Özellikle SÖZLEŞME YENİLEME, TERFİ, 46 YAŞINDA NE OLACAĞI, EMEKLİLİK SORUNLARI, EMEKLİLİK İÇİN KALAN SÜRENİN NASIL TAMAMLANACAĞI, ÇEŞİTLİ NEDENLERLE SÖZLEŞMESİ YENİLENMEYENLERE MEMURİYET HAKKI TANINMASI, TAZMİNATLARDAN VERGİ KESİLMESİ (6519 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜK TARİHİ ÖNCESİ AYRILANLAR İÇİN) gibi özlük haklarıyla ilgili hususlarda var olan sorunları Sözleşmeli Subay ve Astsubay aileleri olarak dile getirmek istiyoruz. Her geçen sene sisteme yeni sözleşmeli subay ve astsubaylar dahil edilmesine rağmen mevcut personelin sorunlarının çözümüne dair gerekli adımlar atılamamakta ve aileleriyle beraber değerlendirildiğinde geleceğini göremeyen on binlerin oluşturduğu bir kitle yaratılmaktadır. Konuyla ilgili bu hususlarda çeşitli makamlarda çalışma yapılmış, MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ DE VERİLMİŞTİR. Sorunlar devletimiz tarafından çözüme kavuşturulduğu takdirde onlar kaygılardan uzak bizler de mutlu olacağız.

İlk sözleşmeli subay alımının yapıldığı 2003 yılından bu yana YÜZ BİNLERCE SÖZLEŞMELİ MEMUR (SAĞLIK BAKANLIĞI ÇALIŞANI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÇALIŞANI V.B.) ÇEŞİTLİ TARİHLERDE KADROYA GEÇİRİLMİŞ ancak bu toplu olarak kadroya alma çalışmalarının hepsinde NE YAZIK Kİ SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLAR UNUTULMUŞTUR. Bu sorunlar bütün SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLARIN MUVAZZAFLIĞA GEÇİŞİ İLE İLGİLİ SINAV VE KONTENJAN UYGULAMASININ KALDIRILARAK SİCİL VE DİĞER OBJEKTİF KRİTERLER DİKKATE ALINMAK SURETİ İLE HEPSİNE KADRO VERİLMESİ HALİNDE kesin çözüme kavuşturulacaktır. Bunun mümkün olmaması halinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarına doğrudan geçiş hakkının verilmesi, kalan sürenin tamamlatılması gibi var olan sorunları çözümleyici yasal düzenleme yapılmasını ümit etmekteyiz.
Onlar mutlu oldukça biz de mutlu olacağız. Geleceğimiz olan çocuklarımız da huzurlu ve mutlu ortamda büyüyecektir. Bu feryada kayıtsız kalınmayacağına ve sorunların çözümünde BAŞBAKANIMIZ, GENELKURMAY BAŞKANIMIZ, BAKANLAR KURULU VE TBMM'nin gerekli desteği vereceğine gönülden inandığımızı kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.

* * *
SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAY AİLELERİ



Memurlar.Net - Özel
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@kamuhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim