• BIST 99.292
  • Altın 239,582
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 19 °C
  • Bursa : 15 °C
  • Adana : 23 °C

Şube Müdürlüğü Atamalarının İptal Kararı Uygulanacak mı?

15.10.2014 13:44
Şube Müdürlüğü Atamalarının İptal Kararı Uygulanacak mı?
Şube Müdürlüğü Atamalarının İptal Kararı Uygulanacak mı? Hukukçular ne diyor?

MEB Şube Müdürlüğü için gerçekleştirilen yazılı (Aralık 2013) ve sözlü (Şubat 2014) sınavların ardından,sadece sözlü notu ana alınarak atama yapılması Danıştay dahil çeşitli yargı kararlarıyla durdurulmuş, ancak mahkeme kararlarına rağmen atamalar gerçekleştirilmişti.

Yazılı ve sözlü sınavın beraber değerlendirilmesi halinde göreve gelebilecekken sadece sözlü ile atama yapılınca açıkta kalan ve mağdur olduklarını belirten eğitimciler, TBMM'de gündeme getirilmesi beklenen bir kanun teklifinin içine, mağduriyetlerini perçinleyecek bir madde konulacağını belirtirken, söz konusu mahkeme kararlarının 'anayasaya aykırı' olduğu iddia edilen bu kanunla baypas edileceğini öne sürüyor.

İDARE MAHKEMESİ VE DANIŞTAY KARARLARI

Son olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurulu, Türkiye’de bir ilke imza atarak, MEB’nın (MEB) Türkiye genelinde sözlü mülakatla yaptığı bin 709 şube müdürünün tamamının atamasının yürütmesini durdurmuştu. Bu karara göre, “dershane yasası“nın ardından geçtiğimiz nisan ayında yalnızca sözlü mülakatla göreve getirilen bin 709 şube müdürü görevden alınacak ve atanabilmek için yeniden değerlendirilecek.

Mahkeme, kararında Danıştay 5. Dairesi’nin 6 Mart 2014’te verdiği, “Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı, sözlü sınavın temel amacının, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesi olduğu, bu nedenle başarı sıralamasının yalnızca başarı kriterleri daha muğlak sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulmasının, Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde etkin yargısal denetimin yapılmasının engellediği” yönündeki kararına atıfta bulundu.

Kararda liyakat ilkesine aykırı olarak değerlendirilen bu sistemle gerçekleştirilmiş tüm atamaların hukuka aykırı olduğu belirtilerek, sınava katılanların başarı sıralamasının yazılı ve sözlü puanlarının beraber değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği kaydedildi.

HUKUKÇULAR NE DİYOR?

"Bütün bu kararlar sonucunda Devletimizin bir hukuk devleti olmasının doğal sonucu olarak MEB’ in 16.04.2014 tarihinde yapmış olduğu 1709 şube müdürlüğü atamasını iptal ederek, yargı kararları doğrultusunda aritmetik ortalama ile başarı sıralamalarının oluşturulup yeniden atama yapması beklenmektedir" diyen hukukçular, MEB'in bu yargı kararlarını uygulamak yerine, 615 SAYILI (TÜSEB) Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Kars Milletvekili Yunus Kılıç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir ile 79 Milletvekilinin; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile mahkeme kararlarını baypas etme niyetinde olduğunu iddia ediyor

Hukukçuların konuyla ilgili görüşleri şöyle:

Yasama organının Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı şube müdürlüğüyle ilgili Anayasaya aykırılığı yargı kararlarıyla ispatlanmış bu durumun Meclis içtüzük madde 38’ e göre komisyonda bile görüşülmemesi gerekmektedir.

Hukuk devletinden söz edebilmek için idarenin bağımsız yargı organlarınca denetimi yeterli olmayıp, aynı zamanda idari yargı organlarınca verilen kararların idare tarafından uygulanması da gerekmektedir. İşte bu nedenle, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri, bunların yerine getirmesini geciktiremeyecekleri, Anayasal bir kural olarak öngörülmüştür.

Hukuk devletinde en üst sözleşme niteliğindeki Anayasa kuralları, buyurucu ve bağlayıcı temel hukuk kurallarıdır. Anayasa kurallarının gereği olarak, mahkeme kararlarının geciktirilmeksizin ve aynen yerine getirilmesi; doğru, haklı gibi niteliklere sahip olması koşulu aranmaksızın, yalnızca yargı kararı oldukları için zorunludur. İnsan hak ve özgürlüklerini, sosyal adaleti, toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı amaçlamış demokratik bir hukuk devletinde, Anayasa ve hukuk kurallarına rağmen bir yargı kararının yerine getirilmemesi, söz konusu hukuki düzenlemeleri kağıt üzerinde bırakacak ve değersiz kılacaktır. Anayasa'nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu, 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı, 36. maddesinde; herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, beşinci ve altıncı fıkralarında; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının beraber gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği; 138. maddesinin son fıkrasında ise; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Son günlerde, 615 sayılı (TÜSEB) kanun tasarısı ve kanun teklifinin tekrar gündeme geleceği bilinmektedir. Başbakanımız Sayın Ahmet DAVUTOĞLU yapmış olduğu konuşmaların çoğunda devletimizin hukuk devleti olduğunu vurgulanmakta ve kimsenin hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edemeyeceğini, aksi davranışta bulunanların ise cezasız bırakılmayacağını dile getirmektedir. Sayın Başbakanımızın yargı kararlarını işlevsizleştirme adına gerçekleştirilmek istenen bu hukuksuz duruma dur diyeceğini, bu doğrultuda öncelikle mağdur olan Milli Eğitim Bakanlığı Taşra teşkilatı şube müdürleri adaylarının ve Tüm Türk halkının yüreğine, yargı kararlarının kesinlikle uygulanacağını göstererek su serpeceğini umut ediyoruz." posta



Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@kamuhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim